Sunday, September 07, 2008

Yayla'ya da çıktık... Yuvarlakçay'da babaannem ve büyükbabamla...

Muğla Akyaka turu

Umarım herkesin tatili iyi geçiyordur. Benim tatilim iyi geçiyor. Geçen haftalarda babaannem ve büyükbabamla Gökova’ya gittik. Gerçekten güzel bir yer. Öneririm. Bizim kaldığımız yer Akyaka adında şirin bir kasaba. Herkes çok nazik ve hoş. Denizi de harika. Gerçi bayağı tuzlu. Ama yüzülmesi harika.

Akyaka’ya gelince...

Bembeyaz özel ahşap evlerden oluşuyor. Oteller de yok değil. Orada tek bir tane normal bina gördüm. O da bir otelindi. O otel hariç tüm oteller ve pansiyonlar bu beyaz evlerdendi.


Normalde iki katlı olan bu evlerin içleri tahtadan olup benim gördüğüm en iyi tahta oymasına sahip. Sahili büyük ama yine de dolabiliyor. Dert etmeden denize bakan kafelerden birinde oturabilirsiniz. Akyaka sahili tam körfezin (Gökova Ege Denizi’ne bakan bir körfezdir) ağzına baktığı için dalga da olabiliyor. Ama sadece bir kere dalga gördüm. Sığ deniz sevenler buraya girebilir (Sahilden çok açılmama rağmen hala boyumu geçmeyen su var!).

Fakat derin diyorsanız az ilerde çakıllı bir koy var (Tam olarak adını hatırlamıyorum ama onu çakıllı bir koy ya da kaynak suyu olan bir koy diye sorarsanız belki anlaşılır). Dediğim gibi bu koyda bir kaynak var. Bir pınarla akan bu su denize dökülüyor

(Gerçekten çok soğuk). Koyun suyunda gerçekten büyük ısı değişimleri var. Bir an sıcak ardından soğuk oluyor.

Tarihi bir yer arıyorsanız ya da başka koylar görmek istiyorsanız, plajın bir ucunda milli park var. Ağaçlıktır. Spor için mükemmeldir. İçinde bir açık hava oteli gibi bir şey var.

Herkes karavanda kalıyor. Fakat resepsiyonu nerede onu bilmiyorum. Onun dışında gayet iyi kafeler var. Plajın diğer ucunda ise liman var. Gezi turları falan var. Biz de bir tanesine katıldık.

Körfez boyunca önemli bazı koyları (kısaca yüzülecek yerleri) gezen bir tekne turu idi. Tabii içinde tarihi yer de var. Sedir Adası da (Kleopatra Adası da) vardı. Sadece kumu özel diye gitmemek lazım. Çünkü içinde tarihi yerleri var ve gerçekten iyi korunmuş ve kurtarılmış. Adada bunların dışında daha önce hiç görmediğim şeyler vardı. Canlı kayalar!


ön tarafta canlı(!) kayalar

Gezi rehberi gerçekten bunların canlı olduğunu söyleyince şaşırdım. Ama bu kayalar gerçekten garip görünüşlüydü. Delik deşik olan bu kayalar eskiden ağaçmış. Basınç v.b. etkilerden dolayı kayalaşmış ağaçlar. Bu adanın tarihine gelirsek, ada eskiden Atinalılar’ın elindeymiş. Fakat Doğu Roma’ya destek olduğu için Spartalılar gelip tüm adayı kesmiş.

Geriye taşlarıyla şehir kalmış.

Diğer koylar ise;


Kandilli Koyu

Bayağı denizkestanesi vardı girmedim, suyu hakkında bir fikrim yok. Ama bildiğimiz klasik sahil. Su normal bir şekilde derinleşiyor. Hatta biz sahilden girmediğimiz için bayağı bir derinde başlıyoruz.

Kleopatra Plajı

Başka yerlerde bulamayacağınız renkte suyu, kayalıklarında tek tük denizkestaneleri, istiridyeler, kumu ve inci avcıları(!) vardı.


Bilmem ne Koyu
Normal bir halka açık plaj gibi. Tek farkı biz derinden girdik. Neyse ki hiçbir kestane tehlikesi yok.

Lacivert Koy

Derin sevenler için cennet. Su hakkında fikrim yok çünkü aşırı derin (6, 7 metre ne ya!) diye

girmedim. Burada plaj gibi bir şey yok. Tamamen uçurum ve altı. Herkes teknelerden atlıyor. Bazı manyaklar bira şişeleri ve terlikleriyle atlıyor. Üç kişi uçurumdan atladı.
Uçurumun yüksekliği 20 metre vardır.


Tavşan Adası
Adaya çıkmadık. Bazıları yüzüp adaya çıktılar. Burası 5, 4 metre olduğu için girebildim.
Bu adanın iki özelliği var. Bir, çok fazla tavşan var. İki, su altı mağaraları çok meşhur.
Bazı rivayetlere göre bu mağaraların ucu Sedir Adası’ndan çıkıyormuş. Siz, siz olun sakın su gözlüğü almadan bu tura gelmeyin!


Daha ne olsun...
Muhteşem bir tatildi. Gitmenizi önereceğim birkaç yer var. Şıkıdam gayet iyi bir kafe, restoran yada bar (Ne derseniz deyin). Sahilde olan bir yer. Sakın gitmemezlik yapmayın.

Sıcak çikolatası harika. O kaynaklı yere gidin. Otel yerine orada Apart adlı yerlere gidin.

Kısaca pansiyon onlar.

İyi tatil dileklerim ile hoşçakalın!




5 comments:

Nihat Akkaraca said...

Deniz'i görmemize ramak kalmış. Akyaka'ya kadar gelmiş bu yaz. Bilseydim orada olduğunu, atlar gelirdim bi merhaba demek için.Gene çok güzel anlatmış, abartmadan. Bu yaz Datça'ya beklemiştik Denizler'i Yer sorun değildi, hele Eylül'de...

Anonymous said...

tesekkur ederiz, Nihat bey... Hep aklımızdaydınız ama acikcasi otomobilimde bir sorun cikti... Uzerine kisa bir tatilin telasi eklenince ugrayamadik. Butun dostlara selamlar...

Yucel

Anonymous said...

Deniz,

Bu arada tahta oyma yerine ahsap oyma veya ağaç oyma demen daha güzel olurdu yav...

papa

cananhanım said...

Benim de çok sevdiğim yerdir Gökova. Geçen yaz gittik en son. Ama bu yıl Marmaris'te tekne gezisine çıktık. Oralar da muhteşem. Herkes görmeli.

Akyaka'daki evlere ben de bayılırım. Bir de balık yediğimiz restaurantlarına. Ah bir de sivrisinekleri o kadar büyük olmasa !

Sevgiler

Deniz Kamcez said...

Hoş geldiniz Canan Abla.Bu yaz akşamları sivrisinekler beni ısıramadı. Yine beklerim.